OP. DR. CEMAL ÜNLÜ

OP. DR. CEMAL ÜNLÜ  – Endometriozis Tedavisi Kayseri

OP. DR. CEMAL ÜNLÜ Endometriozis Tedavisi Kayseri

Tüp Bebek Tedavisi

Endometriozis (çikolata kisti) hastalığı Kayseri kadınların yaklaşık olarak %10’unda görülür. Çok sık görülmesine rağmen birçok hastanın tanısı konulamadığı için aslında endometriozis hastası olan çok sayıda hasta tanısını bilmeden şiddetli regl ağrısı ve cinsel birleşme sırasında ağrı gibi bulgularla yaşamak zorunda kalır. Endometriozis hastalığı halk arasında daha çok çikolata kisti (endometrioma) olarak bilinir. Endometriozis hastalığında en önemli iki semptom vardır. Bu bulgular ağrı ve kısırlıktır. Endometriozis hastalığında ağrı sürekli karın ağrısı şeklinde olabileceği gibi en çok şiddetli adet ağrısı olarak görülür. Adet ağrıları genellikle genç kızlar regl (mens) olmaya başladığı yıllarda çok şiddetli değilken ileri yıllarda giderek artan ve şiddetlenen şekilde karşımıza çıkar. 25li yaşlar hastalığın bulgularının en şiddetlendiği yaşlardır. Endometriozis kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Adet ağrısı genellikle bu hastalarda basit ağrı kesicilere çok iyi yanıt vermez veya ilk yıllarda ağrı kesiciler mens ağrısına faydalı olsa bile ileri yıllarda yeterli olmaz ve daha fazla ağrı kesici kullanma ihtiyacı doğar. Kadının okula veya işe gitmesine engel olabilir. Yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Maalesef endometriozisli kadınlar adet ağrılarının fazlalığından bahsederler ancak toplum tarafından ağrılarını abarttıkları düşünülür ve maalesef bazen doktora başvurduklarında bile önemsenmeyebilirler ve böylelikle tanısı konulamayabilir. Hatta kadının yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ağrı muayene olduktan sonra önemsenmezse hasta kendini bile sorgulayabilir hale gelebilir. Acaba bende bir problem mi var herkesle aynı adet ağrısını hissediyorum ama herkes dayanabiliyorken ben dayanamayabiliyor olabilir miyim diye düşünür aslında endometriozis hastası olduğu için herkesten fazla ağrısı vardır ancak doğru tanı konulamamıştır.

Endometrioziste adet (regl) ağrısından sonra en sık görülen ağrı bulgusu cinsel birleşme sırasında yaşanan ağrıdır. Endometriozisi olan kadınların cinsel birliktelik sırasında canları yanar. Birliktelik bu hastalar için çok ızdıraplı ağrılı olabilir. Hatta bunun için doktora başvurduklarında vajinismus veya bulvar vestibulit sendromu sanılabilirler ve gereksiz vajinismus terapisi veya ameliyat önerilebilir. Dolayısıyla cinsel birleşme sırasında ağrısı olan hastlalar detaylı bir şekilde muayene edilmeli ve hastanın şikayetleri dikkatlice dinlenmelidir. Cinsel birleşme sırasında ağrısı olan hastaya adet ağrısının da olup olmadığı kesinlikle sorulmalıdır. Regl ağrısı ve cinse birleşme ağrısının birlikte görülmesi hastada endometriozis tanısına yaklaştırır.

Endometriozis hastalarında bir başka ağrı şekli ise dışkılama ve idrar esnasında ağrı olmasıdır. Endometriozis hastalığı bağırsaklarda veya idrar torbasında da olabilir. İdrar torbasında olan hastalarda idrar yapmak ağrılı ve kanlı olabilir. Endometriozis hastalığı bağırsaklarda olması durumunda ise hastanın dışkılaması ağrılı ve kanlı olabilir.

Endometriozis Hastalığı Nedir ve Nasıl Oluşur?

Endometriozis hastalığının nasıl oluştuğunu açıklamadan önce endometrium tabakasının ne olduğunu anlatıcam. Kadınlarda rahim 3 tabakadan oluşur. En içteki tabakanın ismi endometriumdur. Ortadaki kas hücrelerinden oluşan tabakanın ismi miyometriumdur. En dıştaki mide, bağırsak gibi karın boşluğundaki organlara komşu tabakasının ismi ise serozadır. Miyometriumun kas tabakasının görevi doğum sırasında ve regl sırasındaki rahim kasılmalarını sağlamaktır. Bizim endometriozis hastalığımızla iligili olan tabaka en içteki endometrium tabakasıdır. Aslında endometriozis hastalığı rahimin en iç tabakasındaki endometrium tabakasının olması gereken rahimin içi dışındaki herhangi bir yerde olmasına verilen isimdir. En çok periton ismini verdiğimiz karın zarında bulunur ikinci olarak ise yumurtalıklarda bulunur. Yumurtalıklarda endometirum tabakasının bulunmasına endometriozis hastalığının bir çeşidi olan çikolata kisti adı verilir. Şimdi bu hastalığın nasıl oluştuğuna geçelim. Yani rahimin iç tabakası olan endometrium nasıl oluyorda karın zarına veya yumurtalıklara gidebiliyor bundan bahsedelim. Endometrium tabakasının göre her ay gebelik oluşacakmış gibi bebeğin rahime tutunmasını sağlamak. Bunun için her ay endometrium tabakası kalınlaşır, içerisindeki bezler büyür, kan akımı artar. Eğer yumurta ve sperm birleşir döllenme olursa embriyo endometrium tabakasına yani rahiminin içine tutunur ve büyür. Ancak hazırlık yapılan o ay sonunda sperm ile yumurta birleşmezi olmazsa yani gebelik oluşmazsa hormon seviyelerinde düşme olur ve bundan kaynaklı adet kanaması başlar ve endometrium tabakası mens ile kanama ile vajinadan dışarı atılır ve kadın adet olmuş olur. Adet olmak aslında gebelik oluşmadığı için bebek için hazırlanan endometrium tabakasının atılıp diğer ay için yenisinin tekrar hazırlanması anlamını taşır. Bu kanama her kadında çok büyük bir oranda vajinanın dışına olmasına karşın az miktarda da rahimdeki diğer yolu takip eder ve tüplerden karın boşluğuna endometrium tabakası yayılır. Bu yayılım her kadında olur mu evet olur ancak her kadın endometriozis hastası olur mu hayır kadınların %10’u endometriozis hastası olur. Yani adet olunca herkeste karın boşluğuna yayılan kan %90 hastada karın içerisinde kalıcı olmaz ancak %10 hastada karın içerisinde kalıcı olarak endometrium tabakası kalır ve endometriozis hastalığı oluşmuş olur. Bu endometrium dokusunun karın zarı ve yumurtalık gibi dokularda bulunmasının ve vücudun bu dokuyu yok edememesinden bazı genler ve bağışıklık sistemi ile ilgili farklılıklar sorumlu tutulmaktadır. Günümüzde halan endometriozis hastalığının nedeni tam olarak aydınlatılabilmiş değildir.

Endometriozis hastalarının neden çocuk sahibi olma ihtimalleri daha azdır?

Endometriozsis hastalarının yaklaşık yarısının hiçbir tedaviye ihtiyacı olmadan çocukları olur. Dolayısıyla her endometriozis hastası infertil (kısırlık) demek doğru değildir. Genellikle biz endometriozis hastalarına yaşları gençse 6 aylık düzenli cinsel birliktelik öneriyoruz. 6 aylık süre sonrasında gebelik oluşmamış ise o zaman tüp bebek veya benzeri tedaviler öneriyoruz. Peki endometriozis hastalarının neden yarısı tedavisiz hamile kalamıyor? Endometriozis hastalığında aslında kısırlığın birden fazla nedeni bulunmaktadır. En önemli problemlerden birisi endometriozise bağlı olarak ortaya çıkan karın içerisindeki yapışıklıklardır. Bu yapışıklıklar yumurta ve tüp arasındaki bağlantıyı bozmakta ve tüplerde tıkanıklığa neden olabilmektedir. Bu yapılıklıklar bazen rahim filmi çekildiğinde bile saptanamayabilir. İlaçlı rahim filminde (Histerosalpingografi) tüpler açık olarak görülürken aslında yumurtalık ve tüp arasında yapışıklık oluşmuş ve yumurtanın tüpe geçmesine engel oluyor olabilir. Endometriozis hastalarında kısırlık nedenlerinden birisi ise çikolata kisti yani tıbbi adı ile endometriomalardır. Endometrioma ismi verilen çikolata kisti kadının sağlıklı yumurtalık dokusuna zarar vererek yumurtalık rezervini aşağıya çekebilir yani kadını menopoza sokabilir veya yaklaştırabilir. Çikolata kistinin iki taraflı olmasından risk daha da belirgindir. Ancak her çikolata kisti olanda kesinlikle rezerv azalıcak veya erken menopoz ortaya çıkacak demek doğru değildir. Çikolata kistinde çoğu zaman ameliyat önermiyoruz çünkü çikolata kistinin cerrahi olarak çıkarılması da yumurtalığa zarar verebilir. Yumurtalık rezervinin durumunu kanda AMH testi yaparak veya ultrasonda yumurtalıktaki yumurtalık sayısını ölçerek değerlendirebiliyoruz. Endometriozis hastalarında dış gebelik ve gebelik kayıpları da daha sık karşımıza çıkar. Bu hastaların çocuk sahibi olamamalarında önemli bir neden ise Adenomiyozis hastalığıdır. Peki nedir bu adenomiyosiz hastalığı? Adenimiyosiz aslında endometriozis hastalığın rahimde görülmesidir. Normalde rahimde endometrium tabakasının bulunması normal bir durumdur. Ancak eğer bu endometrium tabakası rahimin içerisindeki miyometrium isimli kas dokunun içine doğru girmeye başlarsa buna adenomiyozis hastalığı denir. Adenimiyozis hastalığı anne rahimine bebeğin tuutnma olasılığını azaltır. Dolayısıyla düşüklere ve kısırlığa neden olabilir. Adenomiyozis hastalığının tanısı ultrason veya MR ile konulabilir. Adenimiyozis hastalığı da şiddetli adet kanamasına ve adet ağrılarına neden olabilir. 30lu yaşlardan sonra daha sık karşımıza çıkmakla birlikte nadiren de olsa çok genç kızlarda bile görülebilir.

Endometriozis Hastalarında Ağrı Nasıl Tedavi Edilir?

Endometriozis hastalarında regl adet ağrısının tedavisinde ve cinsel ilişki sırasında oluşan ağrının tedavisinde önce ameliyat (cerrahi) dışı yöntemleri uyguluyoruz. Ağrının tedavisinde ameliyat harici yöntemlerle sonuç alınamaz ise ameliyat son seçenek olarak düşünülebilir. Endometriozis hastalığında ağrının tedavisinde genellikle ilk seçenek olarak doğum kontrol haplarını tercih ediyoruz. Doğum kontrol haplarının içinde 2 farklı hormon bulunur. Bunlar östrojen hormonu ve progesteron hormonudur. Bunlardan progesteron hormonu karın zarında ve diğer organlarda bulunan endometriozis dokularının gerilemesine neden olur ve ağrıda önemli oranlarda azalmaya neden olur. Doğum kontrol hapı 21 gün kullanıp 7 gün ara verilebileceği gibi sürekli hiç bırakmadan da kullanılabilir. Doğum kontrol hapı kadının doğurganlığına kalıcı bir zarar vermez. Kullanıldığı sürede çocuk olmasına engel olur ancak bırakıldıktan 2 ay sonra doğurganlık hiç kullanılmamış olsa ne seviyede ise o seviyeye tekrar döner. Doğum kontrol hapı 21 gün kullanılıp 7 gün ara verildiğinde kadın düzenli adet olmaya devam eder. Adet kanaması olması karın zarına yeni endometrium dokularının yayılmasına neden olduğu için sürekli kullanımına kıyasla iyileşme biraz daha az olur. Doğum kontrol hapı sürekli kullanıldığında kadın kullandığı sürece regl olmaz. Regl olmamanın tıbbi bir zararı bulunmaz. Sürekli östrojen ve progesteron hormonu aldığı ve regl kanaması da görülmediği için sürekli kullanımda iyileşme daha hızlı olur. Doğum kontrol hapı dışında başka tedavi alternatifleri ise sadece progesteron içeren ilaçların kullanılmasıdır. Sadece progesteron içeren ilaçların ağrı tedavisinde etkinliği yüksek olmakla birlikte iki adet dezavantajı vardır. Bunar düzensiz lekelenme şeklinde kanamalar ve uzun süre kullanımda kemik erimesi riskini artırmasıdır. Bu tedaviler ile yeterli yanıt alınamaz ise uzun etkili agonist tedavi dediğimiz tedaviler uygulanabilir. Bu tedavilerde beyindeki yumurtalıkları kontrol eden bezin hormonları geçici olarak durdurulur. Aslında geçici bir menopoz durumu sağlanmış olur. Bu tedavi uygulandığında beraberinde bazı hormonlar dışardan verilmelidir. Dışardan hormon verilmez ise kemik erimesi riski belirginleşir. Bu geçici menopoz tedavisinde ateş basması ve vajinal kuruluk gibi şikayetler gözlenebilir. Ağrı tedavi için uygulanabilecek bir başka alternatif tedavi ise hormonlu spiral uygulanmasıdır. Bu tedavi doğurganlığını tamamlamış ve bebek beklentisi olmayan kadınlar için uygulanabilir. Hormonlu spiral takılan çoğu kadın adet olmamaya başlar. Regl kanamaları durduğunda karın içine kanama ile birlikte yeni endometrium tabakalarının yayılması da duracağı için hastalıkta gözle görülür bir gerileme olur. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler için hormonlu spiral doğru bir tercih olmayacaktır. Yine bebek sahibi olmayı istemeyen endometriozis hastaları için cilt altı implant veya kaçladan yapılan progesteron enjeksiyonları düşünülebilir. Bu tedaviler ile yeterli yanıt alınamayan hastalarda ameliyat ile görülebilen tüm endometriozis dokuların çıkarılması planlanır. Ameliyat sonrası hastalık tekrarlayabilir. Kapalı ameliyat (laparoskopi) açık ameliyata göre tercih edilmesi gerekir. Endometriozis hastalığıyla ilgili sizleri detaylı olarak bilgilendirmek istedim. Kayseri’de muayenehanemde çok fazla endometriozis hastasına yardımcı oldum. Her zaman en doğru tedaviyi sizin için doktorlarınız planlayacaktır. Kayseri’ye gelme ihtimali olmayan uzaklarda yaşayan hastalarımızın faydalanacağı bilgileri sizler için kaleme aldım.